Overthinking Saati Ne? Aşırı Düşünme Nasıl Geçer?
“Geceleri yatağa girince beynimin şarjı bitiyor” cümlesi, 1001terapist.com platformunun kurucusu ve Uzman Klinik Psikolog Emre Gökçeoğlu’nun danışanlarından en çok duyduğu şikayetlerden biri. Gökçeoğlu, overthinking ne demek? sorusuna cevap ararken, modern insanın en yaygın sorunlarından birinin aşırı düşünme olduğunu belirtiyor. “İnsanlar artık düşünmekten yaşayamaz hale geliyorlar. Her şeyi analiz etmek, sürekli senaryolar kurmak zihinsel bir hapishaneye dönüşüyor” diyen Gökçeoğlu, overthinking’den kurtulmanın yollarını paylaştı.
Gökçeoğlu’na göre, aşırı düşünme modern çağın anksiyete biçimi. “Eskiden insanların hayatta kalma endişeleri vardı. Şimdi ‘WhatsApp mesajıma neden bakmadı?’ gibi düşüncelerle saatlerce uğraşıyoruz.”
Overthinking saati nedir?
Overthinking saatini açıklayan Gökçeoğlu, “Genellikle gece uyumadan önce, sessizlikte, düşüncelerinizin kontrolden çıktığı, aynı şeyleri tekrar tekrar düşündüğünüz saatler. Adeta zihinsel bir çıkmaz sokak” diyor.
Gökçeoğlu, bunun biyolojik bir nedeni olduğunu belirtiyor. “Gece kortizol seviyeniz düşüyor, ama zihin hala aktif. Gün içinde bastırdığınız endişeler yüzeye çıkıyor. Sessizlikte onlarla baş başa kalıyorsunuz.”
Aşırı düşünmenin belirtileri
Overthinking’in nasıl anlaşıldığını anlatan Gökçeoğlu şunları söylüyor: “Aynı konuyu sürekli düşünmek, geçmişi analiz etmek, gelecek senaryoları kurmak, ‘Ya olursa?’ sorusunu sormak, karar verememek. Bunlar aşırı düşünmenin belirtileri.”
Daha fazla haber ve başvuru için bizi takip edin.
Instagram: https://www.instagram.com/egeetkinlikcom/
Telegram: https://t.me/egeetkinlik
İzmir klinik psikolog hizmeti alan danışanların önemli bir kısmının bu şikayetle geldiğini söyleyen Gökçeoğlu, “Özellikle anksiyeteli ve perfeksiyonist kişilerde çok yaygın” diye ekliyor.
Neden overthinking yapıyoruz?
Aşırı düşünmenin kökenlerini açıklayan Gökçeoğlu, “Kontrol ihtiyacı. İnsanlar düşünerek kontrolü ele alacaklarını sanırlar. ‘Eğer her ihtimali düşünürsem, hazırlıklı olurum’ derler. Oysa bu tam tersi işe yarar” diyor.
Gökçeoğlu, perfeksiyonizmin de etkili olduğunu belirtiyor. “Mükemmel karar vermek istiyorsunuz. Ama mükemmel karar yoktur. Her seçimin bir bedeli var. Bunu kabul edemeyince sonsuz döngüye girersiniz.”
Anksiyete ile ilişkisi
Overthinking’in anksiyetenin bir belirtisi olduğunu söyleyen Gökçeoğlu, “Aşırı düşünme, aslında beyninizin sizi tehlikeden koruma çabasıdır. ‘Ya olursa?’ sorusu hayatta kalma mekanizmasıdır. Ancak modern dünyada aşırı aktif hale gelmiş” diyor.
Gökçeoğlu’na göre, bu kısır döngü yaratır. “Düşünmek anksiyeteyi artırır, anksiyete daha fazla düşünmeye iter. Döngüyü kırmak gerekir.”
Düşünce tuzakları
Aşırı düşünürken düşülen bilişsel hataları anlatan Gökçeoğlu, “Felaketleştirme, zihin okuma, kara beyaz düşünme. ‘En kötü senaryo kesin olur’, ‘Herkes beni yargılıyor’, ‘Ya hep ya hiç’. Bunlar düşünce tuzaklarıdır” diyor.
Gökçeoğlu, bu düşüncelerin gerçeği yansıtmadığını vurguluyor. “Beyniniz size yalan söylüyor. Her düşüncenizi gerçek sanmayın. Düşünce sadece düşüncedir, gerçek değil.”
Overthinking saatini yönetme
Gece aşırı düşünmeyi durdurmak için stratejiler paylaşan Gökçeoğlu şunları öneriyor: “Düşünce günlüğü tutun. Endişelerinizi yazın ve bırakın. Zihinsel olarak boşaltın. Yatağa düşüncelerinizi taşımayın.”
Gökçeoğlu, “endişe zamanı” tekniğini anlatıyor. “Gün içinde 15 dakika endişelenme zamanı belirleyin. Endişeler geldiğinde ‘Sonra düşüneceğim’ deyin ve o saate erteleyin. Zamanı gelince de kontrollü şekilde düşünün.”
Mindfulness ve an’da kalma
Şimdiki ana odaklanmanın önemini vurgulayan Gökçeoğlu, “Overthinking ya geçmişte ya gelecektedir. Şimdide değil. Nefes egzersizleri, beden taraması gibi mindfulness teknikleri sizi ana getirir” diyor.
Gökçeoğlu, basit bir teknik öneriyor. “5-4-3-2-1 tekniği: 5 şey görün, 4 şey duyun, 3 şeye dokunun, 2 şey koklayın, 1 şey tadın. Bu sizi düşüncelerden fiziksel gerçekliğe çeker.”
Fiziksel aktivite
Hareketin zihinsel döngüyü kırdığını söyleyen Gökçeoğlu, “Düşünüyorsanız, hareket edin. Yürüyüş, koşu, yoga. Vücut hareket edince beyin de değişir. Endorfinler salgılanır, anksiyete azalır” diyor.
Gökçeoğlu, özellikle sabah sporunu öneriyor. “Güne hareketle başlarsanız, düşünce döngüsü kırılmış olur. Gün boyu daha az overthinking yaparsınız.”
Dijital detoks
Teknolojinin overthinking’i beslediğini belirten Gökçeoğlu, “Sürekli bilgi bombardımanı, sosyal medya, haberler. Beyin dinlenemiyor. Akşam telefonu bırakın, ekranlara bakmayın” diyor.
Gökçeoğlu’na göre, mavi ışık da problemi artırır. “Telefonun ışığı melatonin salgısını engeller, uyku bozulur. Uyuyamayınca da düşüncelere dalarsınız.”
Karar vermeyi öğrenmek
Kararsızlığın overthinking’i körüklediğini söyleyen Gökçeoğlu, “Mükemmel karar peşinde koşmayın. Yeterince iyi karar verin ve ilerleyin. Çoğu karar geri dönüşlüdür zaten” diyor.
Gökçeoğlu, “80/20 kuralı”ndan bahsediyor. “Bilginin yüzde 80’ine sahipseniz, karar verin. Kalan yüzde 20 için saatlerce düşünmeye değmez.”
Profesyonel destek
Overthinking’in kontrol edilemez hale geldiğinde yardım alınması gerektiğini söyleyen Gökçeoğlu, “Eğer aşırı düşünme hayatınızı ele geçirdiyse, uyku kaçırıyorsa, iş-sosyal yaşamı etkiliyorsa, terapi şart” diyor.
Gökçeoğlu, bilişsel davranışçı terapinin bu konuda çok etkili olduğunu belirtiyor. “BDT ile düşünce kalıplarınızı değiştirebilirsiniz. Düşünce tuzaklarını fark eder, alternatif düşünme yolları öğrenirsiniz.”
Kendine şefkat
Son olarak Gökçeoğlu, kendine karşı nazik olmanın önemini vurguluyor: “Kendinizi ‘Neden bu kadar düşünüyorum?’ diye eleştirmeyin. Bu daha fazla stres yaratır. Kendinize şefkatle yaklaşın, ‘Beynin beni korumaya çalışıyor’ deyin.”
Son sözleri umut dolu: “Overthinking alışkanlıktır ve alışkanlıklar değiştirilebilir. Sabır ve pratikle, düşüncelerinizin kontrolünü geri alabilirsiniz. Zihniniz size hizmet etmeli, siz zihinize değil. Bu mümkün.”





